 |
Ahşap yapıyı
korumada ilk adım; emprenye
Yapılardaki ahşap, yapım öncesinde
koruma altına alınmalıdır. Bunun için
ahşabın ön koruma denilen; emprenye
sisteminden geçirilip fırınlanması
gerekir. Emprenye, ahşabın yapısına
uygun olarak seçilen bir koruyucu
maddenin ahşabın bünyesine
geçirilmesidir. Bu zehirli maddeler,
ahşabın harap olmasına yol açan
mantarların oluşumunu önler.
Emprenye işlemi neden
gereklidir?
Emprenye olan ahşap çürümez, korozyona
uğramaz, hava şartlarından, böcek ve
mantarlardan etkilenmez. Zamanla eğrilip
bükülmez ve üzerinde çatlamalar meydana
gelmez. Bu sistem uygulandığı takdirde
ahşap, minimum 50-60 yıl dayanabilir ve
ölümsüzleştirilebilir. Ahşap yapıya,
püskürtme yoluyla da emprenye
yapılabilir.
Ahşabın üzerindeki reçinelerin
yakılması
Macun ve boya işlemlerine geçilmeden
önce, varsa ahşaptaki reçineler sıcak
hava tabancaları (sıcak hava üfler) veya
pülümüs ile (gaz ocağına hortum
takılarak alev püskürtülmesi) yakılarak
reçineler akıtılmalıdır. Yangın
tehlikesine karşı sıcak hava üfleyen
tabancaların tercih edilmesi daha
uygundur.
Ahşap yapıyı korumada ikinci
adım; Boyama
Boya Yüzeyi
Doğru yüzey koruyucuyu seçmek
için ilk önce yüzeyi neden koruduğumuzu
belirlemeliyiz. Ahşap o kadar değişik
amaçlara hizmet eden bir malzeme ki bu
seçim her zaman o kadar kolay
olmayabilir. Ahşap zeminde
kullanılacaksa, mekanik darbelere, aşırı
aşınmaya karşı dayanıklı poliüretan
esaslı malzemeler, dış cephede
kullanılacaksa güneşe ve dış ortam
şartlarına dayanıklı esnek ve nefes alan
dış ortam boyalarını seçmeliyiz.
Yüzey koruyucu seçiminde ikinci kriter
ise elde edilmek istenen görüntü,
ahşabın cinsi ve malzemeyi uygulama
olanaklarımıza bağlıdır. Türkiye'de çok
sik yapılan bir yanlış ilk önce ahşabın
seçilip sonra görüntünün ve rengin
belirlenmesidir. Doğrusu bunun tam
tersidir. Dış ortamda kullanılacak ahşap
malzeme beyaza boyanacaksa mümkün olduğu
kadar az reçineli ve az budaklı bir
ahşap türü seçilmelidir . Özellikle
ahşap cephe kaplamalarında reçineli ve
budaklı sari çam, iroko gibi renkli
ekstraktif madde (ahşaptan dışarı sızan
yabancı maddeler) içeren ağaç türleri
üzerinde beyaz ya da açık renk boyalar
problem yaratır. Reçine ve ekstraktif
maddeler mikro gözenekli (nefes alan)
dış ahşap boyalarının üzerine sızarak
zamanla cephede lekelerin oluşmasına
sebep olur. Bu sızmayı önlemek için
boyanın altına macun ve benzeri maddeler
kullanılırsa da, bu sefer dışarıya
sızmak isteyen reçine macun ile birlikte
boyayı kaldırır ve çok alışık olduğumuz
“pul pul kabarmış, dökülmüş boya”
görüntüsü ortaya çıkar. Reçine sızması
ısı derecesi ile doğru orantılı
olduğundan koyu renk boyalar yüzeyin
daha fazla ısınmasına ve daha fazla
yüzeye çıkmasına neden olur. Ancak koyu
renk boyalarda lekelenme fark edilmez ve
görüntü bozulmaz. Geleneksel “budak
yakma” yönteminin boya performansına
faydadan çok zararı vardır. Geçerli bir
nedeniniz yoksa, dış cephede kullanılan
ahşap üzerine hiçbir zaman tamamen
şeffaf ve renksiz vernik
uygulanmamalıdır . Renksiz ve şeffaf
vernikler ahşap yüzeyi mor ötesi
ışınların etkisine karşı koruyamazlar.
Bu verniklerin bazıları güneşe karşı
ultraviyole filtreleri içerirler, ancak
bu katkıların ömürleri dış ortamda
kullanılan ahşap için yeterli değildir.
Bu tür vernik ve cilalar ancak yapı
içinde kullanılan mobilyalarda renk
değişmesini önleyebilirler. Dış cephede
kullanılabilen şeffaf boyalarda muhakkak
bir renk vardır. Bunlar, zamanla UV
filtresi etkisini kaybetmeyen doğal
metal oksit pigmentler içerirler. Yüzey
koruyucular ahşaba çeşitli yöntemlerle
uygulanabilirler, fırça ile, daldırma
ile ya da tabanca ile. Her boya her tür
uygulamaya uygun değildir. En iyi sonucu
alabilmek için boyanın uygulanacağı
ortam, işçiliği yapacakların deneyimleri
göz önünde bulundurulmalıdır. Şantiyede
tabanca kullanmaktan geniş yüzeyli
panellere fırça ile boya yapmaktan
kaçınılmalıdır.
Göz önünde bulundurulması gereken başka
bir konu ise kullanılan boyanın kuruma
hızıdır. Nefes alan boya nedir ? Nefes
alan boyalar, boyanan yüzeyde suyu
geçirmeyen fakat su buharını geçirebilen
bir boya tabakası oluşturan ürünlerdir.
Bunlar su buharı geçirgenliği yüksek
mikro gözenekli boyalar olarak da
tanımlanabilirler. Dış ortamda
kullanılan ahşabın yağışlar ve havadaki
rutubet değişmeleri nedeniyle çalışması
ya da ufak bir darbe alması sonucunda
yüzeyde oluşabilecek ufak bir çatlak
ahşabın ıslanmasına neden olabilir. İşte
boya tabakası altındaki ahşabı ıslatan
bu suyun kısa sürede kuruması, boyanın
ve ahşabın ömrü için çok önemlidir.
ahşabın uzun süre ıslak kalması hem
boyanın dökülmesine hem de ahşabın
çürümesine neden olur. Nefes alan ahşap
boyaları örtücü ve şeffaf olabilirler.
şeffaf olanlar da renklidir ve büyük
oranda doğal metalik pigmentler ihtiva
ederler, başka bir deyişle solmazlar. Bu
boyalar aynı zamanda ahşaba iyi nüfuz
eder ve ahşapla birlikte çalışabilecek
esnekliğe sahiptir.
Su esaslı mi, solvent esaslı mi
?
Son zamanlarda su esaslı boyaların moda
olması bazı yanlış anlamlara neden
oluyor. “Su esaslı boyalar uzun
ömürlüdür, solvent esaslılar çabuk
bozulur” gibi. Bu varsayım yanlıştır.
Bazen solvent esaslı bir ürün su
esaslıdan daha uzun ömürlü olabilir. Bu
konuda çevre ile ilgili de bazı yanlış
varsayımlar mevcut. Su esaslı ürünlerde
solventlerin az olması boyama sırasında
etrafta bulunan insanların sıhhatleri
için artı bir puan kuskusuz. Ancak bazı
su esaslı parke cilalarına yeterli
sertliği sağlayabilmeleri için
karsinojen kimyasallar katılır. Bu
nedenle ürünler kendi özellikleri ile
değerlendirilmeli, genel varsayımlardan
kaçınılmalıdır. Yeni ürünler o kadar
karmaşık yapılara sahiptirler ki
geleneksel sentetik-selülozik
sınıflandırması da artık geçerliliğini
yitirmiştir.
Dış ortam boyalarının dayanıklılığı
Bir boyanın, özellikle dış ortamda,
hizmet ömrünü saptamak çok zordur. Kaç
yıl dayanacağı uygulamaya, ahşabın
cinsine ve en önemlisi iklim şartlarına
bağlıdır. Bir rakam vermek gerekiyorsa
3-7 yıl denilebilir. Bu boyaların daha
önemli bir özelliği hiçbir zaman
pullanıp dökülmemesi ve bakımlarının
kolay olmasıdır. bazı kuruluşlar,
örneğin İngiltere'de TRADA, bu tür
boyaları test edip tüketiciye bilgi
verirler. Dış ortam boyaları önce
yağmur, sıcaklık ve güneşin etkisini
taklit eden iklimlendirme etüvlerinde
test edilir, ancak asil değerlendirme
hakiki saha deneyleri ile yapılır.
Yüzey İşlemleri
Bir boyanın dayanıklılığı, boyanın
yapısı kadar uygulandığı yüzeyin
özelliklerine de bağlıdır. Dış ortam
ahşap boyaları doğrudan temiz ahşabın
üzerine sürülmelidir. Bezir yağı, dolgu
malzemeleri ve özellikle macun, dış
ortam boyalarının en büyük
düşmanlarıdır. Genelde son görüntünün
düzgün ve pürüzsüz olması istendiğinden
boya öncesi planya ve zımpara önerilse
de, dış ortamda yüzey ne kadar pürüzlü
ise boya ömrü de o kadar fazladır.
Kumlanmış ya da sadece şeritten geçmiş
dış cephe kaplamaları üzerinde boyanın
hizmet ömrü çok daha uzundur. Güneşten
etkilenmiş yüzeylerde (solmuş ya da
kararmış) boya performansı kötüdür.
Ahşap malzeme boyanmadan doğa
şartlarında bekletilmemeli, güneşten
etkilenmiş yüzeyler ise boyanmadan önce
iyice zımparalanarak solmuş ya da
kararmış tabaka tamamen kaldırılmalıdır.
Budaklardan reçine sızmasını engellemek
ya da boya sökmek için yüzeyin yakılması
da boyanın hizmet ömrünü azaltır. Yanmış
yüzey boyanın ahşaba nüfuz etmesini
engeller ve ömrünü kısaltır. Ahşap
elemanların üretilmesinde tasarım da her
zaman çok önemlidir. Bunun en basit
örneği, keskin köselerden kaçınma
gerekliliğidir. Ahşap profiller her
zaman yuvarlatılmalıdır. Keskin köseler
üzerindeki boyanın ömrü yuvarlatılmışa
göre çok azdır. Eski ahşap yüzeylerin
boyanması Eski ahşap yüzeylere dış ortam
ahşap boyaları uygulanmadan önce eski
boyanın, özellikle boya yüzeyinde
çatlaklar, kabarmalar, dökülmeler varsa,
tamamen sökülmesi güneş etkisiyle
kararmış ve lif tahribatına uğramış
yüzeylerin zımpara ile temizlenmesi
gerekir. Eğer eski boyanın ahşap yüzeye
tutunması tam ise sadece bir yüzey
temizlemesi yeterli olabilir.
Boyanın sökülmesi
Mevcut boyanın sökülmesi için çeşitli
yöntemler mevcuttur.
Mekanik temizleme
En çok tavsiye edilen yöntem boyanın
zımpara ile sökülmesidir. Bu yöntemle
hem bütün boyanın sökülmesi sağlanır hem
de yeni boyanın uygulanması için
sağlıklı bir yüzey hazırlanır.Türkiye'de
bu işlem için kullanılan klasik
titreşimli ve dairesel zımparalar
yüzeyde istenmeyen ve düzeltilmesi zor
olan çizikler meydana getirmektedir.
zımpara işlemini kolaylaştıran çok
çeşitli yeni aletler mevcuttur.
Sıcak hava tabancaları
Ahşap yüzeye zarar vermeyecek ikinci
yöntem ise sıcak hava tabancaları
kullanmaktır. Sıcak hava tabancaları
kullanıldıktan sonra yeni boyanın
sağlıklı bir şekilde ahşaba bağlanmasını
sağlamak için yüzeyin zımparalanması
önerilir.
Yakma
Hızlı bir işlemdir ancak ahşap yüzeyde
oluşan yanık bölgeler yeni boyanın
tutunmasını olumsuz yönde etkiler.
Boya sökücüler
Yukarıdaki metotların uygulanamadığı
yerlerde solvent tipi boya sökücüler
kullanılabilir. Kostik içeren boya
sökücüler daha hızlı çalışır ancak
yüzeyde zararlı kalıntılar bırakabilir.
Boya sökücü kullanıldıktan sonra yüzey
temiz su veya solvent ile
temizlenmelidir. Panjur gibi yapıdan
sökülebilen malzemeler için Türkiye için
yeni bir yöntem ise özel solventlere
daldırmadır.
Çürüme ve böcek tahribatının
iyileştirilmesi
Boya söküldükten sonra çürümüş ya da
elyafı zayıflamış bölümler tamir
edilmeli ve yüzeye fırça ile bir
önkoruma maddesi uygulanmalıdır.Yeni
boya uygulanmasından önce koruyucu
maddenin kuruması beklenmelidir.
Aylık bakım sırasında yapılması
gerekenler
Her ay ahşap yapıların üzerindeki toz,
küf ve bakteriler, hafif nemli bir
temizlik ürünü ile alınmalıdır. Bu
işlemin, çok sıcak saatlerde ve ıslak
bezle yapılmaması gerekir. Çünkü bu,
ahşapta çatlamalara ve ahşabın
çalışmasına neden olabilir. Ahşabın
yerle teması önlenmeli ve ahşap,
arkasındaki boşluklardan mutlaka hava
almalıdır. Nemli bez ile temizlenen
yüzey, kuru bir bez ile de tekrar
kurutulmalıdır.
Yaz aylarında görülen reçine akmaları
daha fazla akıp ahşabı sarartmadan
yakılmalıdır.
Çalışmayan pencereler ve şişmiş kapılar
zamanında müdahale edilerek bir marangoz
tarafından tamir edilmelidir.
Yer döşemelerinde açılmalar var ise;
ahşabın biçimine uygun dolgu macunları
ile kapatılmalı ve o noktalarda, böcek
ve bakteri oluşması önlenmelidir.
Yıllık bakım sırasında yapılması
gerekenler
Yılda bir ya da iki yılda bir dış
cephede görülen çatlak ve çürük
bölgelerde gerekli onarım yapıldığı
takdirde, ahşap yapının ömrü de
uzayacaktır.
Çatlakların macunlanması: Ultraviyole
ışınlar ve nem, ahşabın en büyük
düşmanıdır ve çatlaklar oluşturur. Dış
cephelerde, eğer varsa, her yıl
çatlaklar, süper dolgu malzemeleri ile
doldurulmalı (çatlayan malzemenin
yenisiyle değiştirilmesi daha uygun
olacaktır) ve boya işlemi yapılmalıdır.
Çürüyen ahşapların değiştirilmesi:
Cephelerde görülen çürümüş ahşaplar;
macun veya boya ile doldurulup
geçiştirilmemeli, mutlaka yenisiyle
değiştirilmelidir. Aksi takdirde,
çürüyen ahşap, çevresindeki ahşaplara da
zarar verecektir. Her yıl olmasa bile
iki yılda bir defa temizlenip kurutulmuş
yüzeyler, fazla sıcak olmayan bahar
aylarında bir kat örtücü boya ile
boyanmalıdır. Bu boyalar asetik asit
serpintisi, klorlu hava ve klorlu tuz
serpintisine karşı dayanıklıdır.
Yer döşeme cilasının seçimi
Yer döşemesi ahşap ise cila olarak su
bazlı olanlar kullanılmalıdır. Su bazlı
cilalar insan sağlığına zarar vermez ve
kalıcı bir kokuları yoktur. Sert ve
dayanıklı cilalar, aşınmaya karşı
dirençli oldukları için tercih
edilebilir. Su bazlı cila her yıl bir
defa bir kat uygulandığında, ahşabın
bakımı yapılmış olacaktır.
Eski eser ahşap evin korunması
Eski eser ahşap evlerde, ağacın yaşını
uzatacak korumalar yapmak yerine (ağacın
ölmesine neden olabilir), ilk haline
uygun olarak kullanmak daha iyidir.
Yapının uzun süre dayanması isteniyorsa
ahşap emprenye edilebilir; ama bu sistem
uygulandığında ağaç tamamen ölür.
Restorasyonda ağacın kendi devrindeki
gibi kullanılması esas prensiptir. Dış
cephelerin bakımı zor denir, ama teknik
boyalarla boyanıp bilinçli uygulamalar
yapıldığında, dış cephe boyasının 8-9
yıl ömrü vardır. 7-8 yılda bir bakımdan
geçirildiği takdirde, ahşabın içine
hiçbir şekilde atmosferik etki girmediği
için, çok uzun yıllar yaşayabilir.
Ahşabın kurumasını önlemek,
parlaklığını ve esnekliğini uzun süre
korumasını sağlamak için...
Ahşabın kurumasını önlemek, parlaklığını
ve esnekliğini uzun süre korumasını
sağlamak için, kirişlere düzenli
aralıklarla bakım yapılmalıdır. Evde
hazırlıyacağımız bu basit uygulama
ahşabın daha canlı görünmesini ve uzun
süre dayanmasını sağlayacaktır.
İki ölçü keten yağı ya da zeytinyağı,
bir ölçü terebentin karışımı
sürülmelidir. Bu işlemden sonra ahşap
iyice kurumaya bırakılır bir yün parçası
ile iyice ovuşturulur. Ayrıca; doğal
ahşap kirişlere iyice yedirilerek sıvı
balmumu sürülmesi işlemi, ahşaba
parlaklık kazandırır ve rengini
canlandırır.
Toz almanın ipuçları:
Toz alırken her zaman yumuşak bez
kullanın. Toz, doğru alınmadığı zaman
mobilyanın yüzeyini çizecektir. Hiçbir
zaman kuru bezle toz almayınız, aksi
takdirde toz mobilyanın yüzeyinde
mikroskobik çizikler bırakacaktır.
Mobilyanın yüzeyine eşit bir biçimde
sprey sıkınız, ama çok fazla sprey
sıkmamaya çalışınız. Mobilyanın yüzeyini
dairesel hareketlerle yumuşak ve temiz
bir bez ile siliniz.
Sonra, güzel bir parıltı için kuru bir
bez ile mobilyanızı kurulayın. Ağaç
vitrinler için önce bezin üstüne sprey
sıkın, sonra toz alın.
Hiçbir zaman, mobilya bakımı için sabun
ve su kullanmayın. Su, mobilya cilasını
bozar, ağacın içine sinip yapısını
bozar, mobilyanın hasarlanmasına yol
açar.
Ahşap mobilyanın düşmanları
Güneş ışığındaki ultraviole ışınlar ağaç
cilasını bozabilir. Mobilyalarınızı,
direk güneş ışığından kaçınacak şekilde
düzenleyin.
Sıvı döküntüler, hemen temizlenmedikleri
takdirde mobilyaları bozabilir. İçecek
bardakların altında bardak altlığı,
vazoların altına küçük tabak koyun.
Sıcaklık, cilanın üstünde beyaz leke
bırakacak şekilde kimyasal
değişikliklere yol açabilir. Sıcak tabak
ve kapların altına koruyucu pedler
koyun.
Yüksek nem seviyesi ağacın şişmesine yol
açar. Alçak nem seviyesi de ağacın nem
kaybetmesine ve küçülmesine yol açar.
Olağanüstü değişiklikler yamulmalara,
çatlamalara ve kırılmalara neden
olabilir.
Nem seviyesini olabildiğince sabit
tutmaya özen gösteriniz.
Bazı Ağaç Türleri ve Özellikleri
Kestane: Çok sağlam ve çürümeye
böceklere karşı dayanıklıdır.
Meşe: Uzun süre kullanışlı ve böceklere
ve çürümeye dayanıklıdır.
Kırmızı köknar: Uzun süre kullanışlı
ancak verniklemeye elverişsizdir.
Beyaz köknar: Az dayanıklı ve kolayca
bozulabilir.
Karaçam: Sert ve neme dayanıklıdır.
Karaağaç: Esnek bir ağaçtır, rahatça
şekillendirilir.
Çam: Uzun süre kullanışlı,
verniklenebilir ama böceklere karşı
dayanıksızdır.
Çıra çamı: Kullanıma ve neme karşı
dayanıklıdır.
|
| |
|
|
|
|
|
 |
|
|
 |
|
Copyright © 2009 HASAN KULU
ORMAN ÜRÜNLERİ A.Ş.
Destek Hattı: 0332
2489184
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin
her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
info@hasankulu.com
Yapım:
Capitol Medya
|
|
|
 |
|